trigonometri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trigonometri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İnsan Neden Matematikçi Olmak İster?

Bir biçimde 3. sınıfıñ 1. dönemini de géri bırakmış bulunuyorum. Yorucu oldu, ancak güzel soñuçlanınca, Abdullah ile kutlamasını da yaptık. Benim 7, onuñ 8 dersi géçmesi gerekiyordu, ikimiz de alnımızıñ akıyla çıktık bu işten.

Benim için çok önemli olan bir dersi, Trigonometri'yi géçmek, zaten başlı başına kutlama nedeni sayılabilir. İşin açığı, dersten kalacağımı düşünüyor, kendimi gelecek yık için anıklıyordum. Tabu biçimine büründüğünü şu yazımda da yazmıştım: Öğrenilmiş Çaresizlik, Trigonometri. Çok iyi bir puanla olmasa da, géride kaldığı için mutluyum.

***

Sınav dönemi, Geometri-3 dersinde kendisini yakından tanıma olanağı bulduğum Nikolay Lobaçevski'den de söz étmek istiyorum. Beyimiz, önüne gelen sava karşı çıkmış. "O déğil de, bu budur, böyle olmalıdır. Bu, özünde şöyledir" gibisinden sözlerle dolu savları çok ilgimi çekti. Öğbilimdeki sivri dil, âsi ruh, direnici tin gibi nitelemeleri onuñ üzerine yıkabilirim. Bu tutumunuñ, bana öğbilimi daha çok sévdirdiğini de açıkca yazabilirim, yazıyorum da... Bu arada, okuluñ bétikevinden bulduğum kiril damgalarıyla yazılı 1959 basımlı bétiği de pek sévdim; kendinisini aşağıdaki bedizde görmektesiniz.


Liseli yıllarımda gelecek üzere arada bir düş kurar, kendimi üniversitede bir şéylerle uğraşırken düşünürdüm; önemli bir şéylerle. Şunu düşündüğümü de çok iyi anımsıyorum; "Matematik bölümünde okuyan insanlar, acaba nasıl birileri, nasıl insanlar? Yani insan niye matematik okur ki? Hımm! Ne hissediyorlar acaba". Bunu añlamanıñ eñ iyi yolu, bir matematikçi olmak olsa da, keşke çok merak étmeseymişim.

***

Bütünlemeye kalanlar var bir de, aşağıdaki görüntü onlar için gelsin. Daha önce kendim de yaşadığım için, görüntüdeki arkadaşı kendim gibi görüp, ona çokça içten bir saygı duyuyorum. Veterinerlik okurken, Géñel Hayvan Hastalıkları dersiniñ bütün sınavlarından 31 alıp, yıl uzatmıştım. O yüzden, ne démek olduğunu çok iyi bilirim.


Gel gelelim, konuşmak istediğim konuya; insan neden matematikçi olmak ister?

Sayılarla séviştiğini söyleyeni de işittim, iyi akça getiriyor diyeni de. Ulu añlamlar yüklemek çok gereksiz. Kişioğlu neden dönerci oluyorsa, beñzer nedenlerle de matematikçi oluyor. Kendini bir halt sanan eski bir öğbilimci Nikolaus Kopernikus da bilgece şöyle yorumlamış olayı; "Sen de biliyorsun ki biz hepimiz aynı sebepten dolayı matematikçi olduk; tembeliz". 

Ben mi? Dur orada! Matematikçi olduğumu kim söyledi?

Öğrenilmiş Çaresizlik: Trigonometri

İlkokul 8. sınıftayken ilk kéz trigonometri dersi gördük. Okul çıkışı amcamıñ yanına geldim. Amcamıñ zihinsel işlem yapma yéteneği imrenilecek türden olduğu için, onun matematik bilgi, becerisine hayranlık duyardım. Bu yüzden, ona trigonometriden söz éttim. Öbür konulara beñzemediğine değindim. Amcam da niyeyse, trigonometriniñ çok zor bir konu olduğunu, añlamakta epey güçlük çekeceğimi añlatan sözleri dile getirdi. Ben de, "Ohoo! Amcam böyle diyorsa, zaten ben bu konuyu hiçbir zaman öğrenemem" diyip, trigonometriniñ bétleğini dürdüm.

İlkokuluñ soñunda ben trigonometriyi öğrenemedim. Lisede fen bilimleri okudum; mezun olduğumda yine trigonometri adına bir neñ bilmiyordum. Şimdi matematik bölümü okuyorum, 2 yédigün soñra salt trigonometri konularını içeren, adı da "Trigonometri" olan bir dersin sınavını vérmek durumundayım. Durumsa şu, ben hâlâ trigonometriyi bilmiyorum.

Okuyorum, çok sıradan, basit te geliyor ancak, bilinçaltımdan bir ses, "boşuna okuma, añlamayacaksın" diyip duruyor. Davranışbilimlerindeki "öğrenilmiş çaresizlik" konusuna örnek olabilecek bu durum, pek de içime sinen bir durum déğil. Ayrıca şuan derse çalışabilecekken, bu metni yazarak öy yitirmem de içime sinmiyor.

Sıradaki parça, bütün gün boyunca ders çalışmamak adına her türlü başka işle oyalanan arkadaşlarıma gelsin.